Bir badanacı, 1911 yılında, belki kendisine gülümsediğini düşündüğü, belki de sevgilisine benzediği için Mona Lisa’yı Louvre’dan kaçırdı. Yaşanan, büyük bir kız kaçırma olayıydı. Ardından, Mona “Madonna Lisa”
Nöronal Ağlar
Diyelim ki fırlama bir çocuksunuz ve itlik yapmayı pek seviyorsunuz. Yeni doğmuş bir tavşan yavrusunun gözlerini kapatırsanız ve hiç ışık almadan iki hafta geçirmesini sağlarsanız “Nöronal Ağlar”
AMY, Aşktan Öldü..
Ölüm gibi onulmaz, sözlerin her türlüsünün kalın bir puntoyla noktalandığı dehşet verici “o an”ı bile zarafetle taşıyabilen kadınların gidişi her zaman daha fazla hırpalar beni.Hele “AMY, Aşktan Öldü..”
Michalengelo Allahsız mıydı?
Vallahi bilemem, ama adam dönemin en büyük dini mabedinin tam da merkezine enfes bir “hayat dokunuşu” koyabilecek kadar cesur ve gözükara imiş… Vatikan: Hıristiyan Katolik “Michalengelo Allahsız mıydı?”
Sivas’tan Buenos Aires’e
Üniversitede okurken Ermeni bir arkadaşım olmuştu. Ermeni olduğunu sonradan söylemişti. Kırmız bir şahin’i vardı, yağmur çamur demez yıkar parlatırdı. Böylesi “düşman taraftan” birisinin arkadaşım olacağını, “Sivas’tan Buenos Aires’e”
Michelangelo
Michelangelo’ya karşı büyük sempati duymamı sağlayan kişi, yüksek lisans öğrenimi sırasında ders aldığım Talat Kırış’tır. Anlattığı tarihsel hikaye ile birçok şeyi sorgulamama sebep olmuş, daha “Michelangelo”
Uzaktakilere…
far away, once so close but now you’re far away you’re still here with me but not like yesterday, so far far away, i hear “Uzaktakilere…”
Meral & Okay Yaman
Aşk bir kıyamama hâlidir Yaman benim eski arkadaşımdı… O, Ankara Sanat Tiyatrosu’nda oyuncuydu, ben de Ankara’da yaşayan bir öğrenciydim… O zamanların Ankara’sı, herkesin birbirini tanıdığı “Meral & Okay Yaman”
Volkswagen – T3
Volkswagen markasının T2 serisinden sonra ürettiği en keyifli araçlardır. Hava soğutmalı motorlar ile su soğutmalı motorlar arasında geçiş sağlarlar. 1.9 Benzinli, 2.1 Enjeksiyonlu, 1.6 düz, “Volkswagen – T3”
Dede erik yese, torunun dişi kamaşır…
Yazar: İpek Türel İnsan yavrusu, annesiyle göbek bağı kesilip ilk kez ciğerlerine havayı soluduktan sonra, biricik ve bağımsız bir canlı olarak bu dünyadaki hayatına başlıyor. Annemizle “Dede erik yese, torunun dişi kamaşır…”
