Öldüğünün ertesi sabahı, dünya o arsız iştahıyla yine uyanacak. Vapurlar kalkacak, kahveler yudumlanacak ve şehir senin yokluğunu bir toz tanesi gibi silkeleyip yoluna devam edecek. Asıl trajedi ölmek değil; bu koca çarkın senin yokluğunu zerre umursamayacağı bir dünyada, başkalarının çizdiği hayatı “yaşadım” sanmaktır. Madem gidişimiz bu kadar sessiz olacak, neden hala başkasının kurallarıyla harcanıyoruz? Şehir baki, biz misafiriz. Başkaları için değil, kendin için yaşa.
