Aşık Veysel

Aşık Veysel’e ölmeden evvel mezarını sorarlar. Vasiyeti gayet nettir. ‘Üstüme kat’iyen taş koymasınlar, çimento dökmesinler’ der. Nedenini de o gösterişsiz ama dağ gibi aklıyla açıklar.
Bizde ölüm bir son değil devriyedir canlar. Beden toprağa düşer, toprak ot olur çiçek açar. Veysel der ki; Benim toprağım da milletime hizmet etsin. Oradaki biten otlardan koyun yesin et olsun, kuzu yesin süt olsun, arı götürsün bal olsun. Ölümden sonra bile doğaya, cana, insana karışmak, yeryüzünün sofrasına rızalıkla lokma olmak ister. Beton dökmek, mermer dikmek, doğayla arana kibirden bir duvar örmektir. Taş kapatır, çimento kapatır, kimse o topraktan istifade edemez. Gökyüzünde vaat edilen bir cennet masalını beklemek yerine, bu dünyada bir arının balında, bir kuzunun sütünde devr-i daim olmaktır aslolan. Bizim yolumuzda Hakk doğadadır, insandadır taştan anıtlarda ve donuk mezarlarda değil. Taşın altında öylece yatmaktansa, doğanın döngüsüne katılıp evrenin çarkında yeniden can olmak esastır.
Aşk ile.